Haber:
ÇAĞATAN AKYOL
- Kamera:
MEHMET ÇALPAR(İSTANBUL)
- İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu kapsamında başkanın belirlenmesi için Haliç Kongre Merkezi'nde sandık başına gidiliyor. Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin adayı, eski İstanbul Barosu Başkanı Prof.
Dr. Ümit Kocasakal, oy verme işleminin ardından ilk 4 maddeye olumlu ya da olumsuz hiçbir biçimde kimsenin dokunamayacağını ifade etti. Bu maddelere dokunanın elinin yanacağını söyleyen Kocasakal, İstanbul Barosu'nun söz konusu kurucu mimariyi ve ilk 4 maddeyi koruduğunu vurguladı.
Yaklaşık 70 bin avukatın üyesi olduğu ve dünyanın en büyük baroları arasında yer alan İstanbul Barosu, 128. Olağan Genel Kurulu'nu gerçekleştiriyor. Oy verme işlemleri bugün Haliç Kongre Merkezi'nde yürütülüyor.
9 adayın başkanlık için yarıştığı seçimde, Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı ve eski İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal da oy verdi.
Kocasakal, oyunu kullanmasının ardından yaptığı açıklamada daha önce dile getirdiklerini yeniden ifade etmek istediğini belirtti. Türkiye'nin içinden geçtiği bu sıkıntılı süreçte cumhuriyete yönelik bir kalkışma gördüğünü söyledi. Üniter devletin ve bölünmez bütünlüğün tehlikeyle karşı karşıya olduğunu düşündüğünü aktardı.
Hukuk devleti açısından bakıldığında ise hak ve özgürlüklerin neredeyse karneye bağlandığını dile getirdi. Hak ve özgürlüklerin tamamına erişim engeli konulduğunu ifade etti. Avukatlık mesleğinin son derece ciddi sorunlarla karşılaştığını vurguladı.
Böylesine ağır koşullarda İstanbul Barosu'nun bu zihniyet tarafından yönetilemeyeceğini söyledi. Özellikle çerçeveci olarak nitelediği, aynı yolun yolcusu olan, bugüne dek ülkenin bölünmez bütünlüğü konusunda herhangi bir hassasiyet ortaya koymayan, mesleğin sorunlarını sahiplenmeyen, cılız 1-2 açıklama dışında cesur ve kararlı bir tutum sergilemeyen bir anlayışın baroyu yönetmesini içine sindiremediğinden yeniden aday olmak zorunda kaldığını anlattı.
Bugün İstanbul Barosu avukatlarının ülkelerini, bölünmez bütünlüklerini, cumhuriyetlerini ve mesleklerini sahipleneceklerine inandığını belirtti. En azından kendisinin bu inançla adaylığını koyduğunu, takdirin ise sevgili meslektaşlarına ait olduğunu ifade etti. Bir hususu açıkça dile getirmek istediğini vurguladı.
Anayasa'nın ilk 3 maddesinin, 1923 Cumhuriyeti'nin kuruluş mimarisini ve taşıyıcı kolonlarını oluşturduğunu söyledi. Bu ilk 3 maddeye ve onları koruyan 4. maddeye, yani ilk 4 maddeye, olumlu ya da olumsuz hiçbir şekilde kimsenin dokunamayacağını belirtti.
Dokunmaya kalkışanın da elinin yanacağını dile getirdi. İstanbul Barosu'nun, bu kurucu mimarinin ve ilk 4 maddenin koruyucusu olduğunu vurguladı. Herkesin bunu böyle bilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
