Haber: Mustafa USTA(SİNOP) - Sinop’un ünü ülke sınırlarını aşan Erfelek kestanesi tezgâhlarda satışa çıktı. Kestanenin çiğ kilogramı 750 liradan, kavrulmuş bir porsiyonu ise 200 liradan alıcı buluyor. Seyyar tezgahta kestane satan Nedim Öztürk, "Fiyatı yüksek olduğu için alamayan gençlerin sayısı fazla" ifadelerini kullandı.
Sinop kent merkezindeki seyyar tezgâhında kestane kebabı satan Nedim Öztürk, Erfelek kestanesinin çiğ kilogramını 750 liradan, kavrulmuş olarak hazırlanan 100-130 gramlık bir porsiyonunu da 200 liradan satışa sunduğunu aktardı.
Öztürk, kestanenin geçen yıla kıyasla daha bol bulunduğunu, buna karşın satışlarının her yıl gerilediğini söyledi.
"EMEKLİLER AÇISINDAN KESTANE HATIRI SAYILIR BİR LÜKS HALİNE GELİYOR"
Nedim Öztürk, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bu yıl kestane, geçen yıla oranla daha bol; ancak halkın genelinde satın alma gücü zayıflamış durumda. Çünkü mesele yalnızca kestaneyi bir toptancıdan almakla sınırlı değil. Günlük yaşamın beraberinde getirdiği bir emek maliyeti bulunuyor.
Ayrıca kestanenin burada pişirilmesi için gereken bir süreç var. Ürün kayıpları, kömür masrafı ve yer kullanımı karşılığında ödenen işgaliye ücreti gibi giderler söz konusu.
Hepimiz bir yerlerde çalışıyoruz. Bir işe gittiğinizde insanın beklentisi nedir? Geçimini sağlamak.
Bütün bu maliyetleri en düşük seviyede halka yansıtmaya çalışsanız bile fiyat insanlara yüksek geliyor. Sadece biraz değil, oldukça ağır bir yük oluşturuyor. İki kişinin tüketebileceği dolu bir külahın fiyatı ortalama 200 lirayı buluyor.
Üç kişiyseniz bu miktarı da aşıyor. Üstelik bu porsiyon yaklaşık 130 gram geliyor. Bunu da kendimizden fedakârlık ederek sunabiliyoruz.
Şu anda en standart kestaneyi bile ortalama fiyatla alamıyoruz. Bizim satın aldığımız kestanenin kilogramı 750-800 liranın altına inmiyor. Çünkü ince kestaneyle burada bu işi yapmamız mümkün değil.
Siz 15 dakika sonra geldiğinizde ürün kupkuru hale gelir. İçinden ister istemez kurtlu olanlar, fireye ayrılanlar ve satılamayacak kadar küçük parçalar çıkıyor. Bunları elbette ayıklıyoruz."
"EMEKLİ İÇİN KESTANE LÜKS"
Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı: "Fiyat yüksek olduğu için kestane alamayan çok sayıda genç var. Özellikle üniversite öğrencileri için 200-300 lira önemli bir miktar. Burası emeklilerin yoğun bulunduğu bir bölge.
Dolayısıyla bu fiyat onlar için daha da önemli. Onlar çayın parasını bile hesaplayarak hareket ediyor. Simit, çay ve günlük ihtiyaçlar var.
Balık alacağım, geri döneceğim, pazara uğrayacağım diye düşünüyorlar. Kestane, emekliler açısından gerçekten lüks bir ürüne dönüşüyor. Ancak sadece nefislerini köreltmek için alabiliyorlar."




